7 Ekim 2011
Asus Eee Pad Transformer tablet için özel üretilen bu ürün, deri dokusu ile oldukça şık bir görünüme sahip. Ancak en büyük özelliği iç yüzeyinin kaplama malzemesi. Lastik benzeri bu doku, tableti dikey olarak istenen açıda kullanıma imkan sağlıyor. Hiçbir şekilde kaymıyor ve her açıda oldukça sağlam bir şekilde duruyor. Asus Eee Pad Transformer için özel üretildiği için tabletin tüm düğme ve portlarına da erişmek mümkün oluyor.
Amazon’dan satın aldığım bu ürüne buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.…
Devamını oku →
PAYLAŞ:
6 Ekim 2011
Apple ürünlerini son derece şık ve başarılı bulmama rağmen, kullanım esnekliği açısından Android işletim sistemi ile çalışan ürünleri tercih ediyorum. Telefonun ardından tablet için de tercihimi Android’den yana kullandım. Çok seyahat ettiğim için, tabletin yanısıra klavyeli bir ürüne de ihtiyaç duyuyordum. Netbook ile tablet arasında bir karar aşamasındayken imdadıma Asus Transformer Pad yetişti. Gayet başarılı bulduğum tablete ayrıca monte edilen klavyesi ile cihaz anında netbooka dönüşüveriyor. Klavye aynı zamanda ekstra pil ve port desteği sağlıyor. Güçlü donanımı ile son derece hızlı kullanıcı arayüzüne sahip. Şık dış dokusu ve tasarımı kaliteli bir ürün kullandığınızı hissettiriyor. MicroSD yuvası ile belleği genişletmek, HDMI …
Devamını oku →
PAYLAŞ:
15 Ekim 2009
Araba kullanırken, çalışırken ya da sağa sola koşuşturken telefonla konuştuğumda, özellikle de uzun süren bir görüşme ise, bir elimin sadece telefon tutmaya yarar hale gelmesinden çok rahatsız oluyorum. Bu yüzden çok uzunca süredir bluetooth kulaklık kullanıyorum. Böylece ellerim serbest kalıyor, güvenli bir şekilde araba kullanıyorum ya da işimi yapmaya devam edebiliyorum. Belki RoboCop ya da CIA ajanı gibi görünüyorum, ama “önemli olan işlevi” deyip durumu önemsemiyorum.
Eski kulaklığım intihar ettiği için, 2008 yılının başında Sennheiser VMX-100 bluetooth kulaklık almaya karar verdim. Ürünü, Sennheiser’in ses ekipmanları konusundaki kalitesinden ve başarılı tasarımından dolayı tercih etmiştim. Gerçekten de kendisi ile halen çok mutlu …
Devamını oku →
PAYLAŞ:
19 Haziran 2009
İlk HTC telefonumu Haziran 2004′te almışım. HTC o zamanlar telefonları kendi markası ile satmıyor, T-Mobile, O2 gibi GSM operatörleri için üretim yapıyordu. Biz de Almanya’da SIM kilidi olmayan T-Mobile MDA II telefonlardan satın alıp Türkiye’ye getirmiştik. Boyutları bugünkü iPhone’lar kadar olmasına rağmen sağdan soldan tuğla muamelesi görmüş; ancak dalga geçenleri telefonun özellikleri ile dövmüştük. Cepten internette gezinmek, e-posta alıp göndermek, Word – Excel dosyaları oluşturmak, PDF ve e-kitap okumak, haftalık hava tahmini almak, Microsoft Outlook ile tam senkronize olarak tüm e-postaları, takvimi, yapılacaklar listesini hem bilgisayarda hem cepte taşımak, vb. fantastik şeylerdi…
İki sene sonra telefonu düşürüp kırınca, yenisini almak …
Devamını oku →
PAYLAŞ:
2 Mayıs 2009
Görüntü teknolojileri ile başladım, hemen ilgili bir diğer ürün ile devam edeyim. Televizyon seyrederken koltuk üzerinde bir kişilik yer de kumandalara ayırıyorduk. Yok sesi açmak için bir kumanda, kanal değiştirmek için başka kumanda, DVD seyredeceğiz başka kumanda, vb… Cihazlardan birisinin kumadası evrensel kumanda idi, ancak pek kullanışlı değildi. Önce yukarıdan kumanda edeceğim cihazı seçiyorum, sonra istediğim komutu vermeye çalışıyorum. Çalışıyorum diyorum, çünkü kumadanın önceden tanımlanmış özellikleri ile sınırlıyım. Örneğin kanal değiştirmek dışında uydu alıcısının hiçbir özelliğini kullanamıyorum. Sonuç olarak hiç kullanışlı olmadığı için kumadalarımızla komün hayatımıza devam ettik. Ta ki, Logitech Harmony’den haberdar olana kadar…
Logitech kumanda üzerinde tam bir …
Devamını oku →
PAYLAŞ: